Mevlânâ Düşüncesinde Ahlâkın İki Yüzü: Gayeci Ahlâk ve Aşk Ahlâkı

GÜNCEL

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi tarafından düzenlenen "Yazarın Aynası" program serisi, bu hafta Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Hüseyin Bircan’ı ağırladı.

Türkiye Yazarlar Birliği (TYB) Konya Şubesi tarafından düzenlenen "Yazarın Aynası" program serisi, bu hafta Necmettin Erbakan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Hüseyin Bircan’ı ağırladı. Mevlânâ’nın düşünce dünyasında ahlâk felsefelerinin derinlemesine ele alındığı etkinlikte, insanın varlık alemindeki değeri ve irade özgürlüğü gibi temel meseleler masaya yatırıldı.

İnsanın Eşsiz Değeri ve Ontolojik Yapısı

Prof. Dr. Hasan Hüseyin Bircan, Mevlânâ’nın insanı "âlemin özü" ve "paha biçilmez bir cevher" olarak tanımladığını belirtti. Mevlânâ’ya göre insan, diğer varlıklardan farklı olarak ikili bir yapıya sahiptir: Bir yanı bedeniyle bu dünyaya (arz), diğer yanı ise ruhuyla gayb âlemine (arş) aittir. Bircan, "Ahlâklı olma zorunluluğu, ruh ve beden arasındaki bu zıtlığın yarattığı gerilimden ve mücadeleden doğar," dedi.

İrade Hürriyeti: Seçme Özgürlüğü ve Sorumluluk

Etkinlikte, Mevlânâ’nın irade ve "ihtiyar" (seçme özgürlüğü) kavramlarına verdiği önem vurgulandı. Prof. Dr. Bircan, Mevlânâ’nın insan özgürlüğünü savunurken İslam düşüncesindeki katı kaderci yaklaşımları (cebir) aştığını ifade ederek şunları söyledi:

"Eğer irademiz yoksa suçluya neden kızıyoruz? Seçmek sadece insana aittir. İnsan tamamen özgürdür; bu nedenle ahlâk, sonradan kazanılmış bir erdemler toplamıdır."

Mevlânâ’da Ahlâkın İki Boyutu

Programın en dikkat çekici kısmını, Mevlânâ’nın ahlâk öğretisindeki iki temel ayrım oluşturdu:

1. Gayeci ve Mutlulukçu Ahlâk

Bu ahlâk türü, akıl ve nefs çatışması üzerine kuruludur. İnsani aklın belirleyici olduğu bu aşamada, iyi davranışların "alışkanlık" haline gelmesi hedeflenir. "Kendine yapılmasını istemediğin şeyi başkasına yapma" altın kuralıyla şekillenen bu yaklaşım, nihai amaç için bir basamaktır ancak yeterli değildir.

2. Aşk Ahlâkı: Fenâfillah’a Giden Yol

Mevlânâ’nın ahlâk anlayışının zirvesi olan "Aşk Ahlâkı", gayeci ahlâkın ötesine geçmeyi gerektirir. Bircan bu mertebeyi şöyle tanımladı:

Gaye: Tanrı’ya aracısız vuslat ve O’nun varlığında yok olma (Fenâfillah).

Pratik: Riyazet, mücahede ve sürekli "yolda olma" halidir.

Özellik: Kişiye özel bir tecrübedir; tanımlanmış kuralları veya dünyevi bir karşılık beklentisi yoktur.

"Aşk Ahlâkı Bir Yok Oluş Ahlâkıdır"

Prof. Dr. Hasan Hüseyin Bircan, aşk ahlâkının bir çıkar gözetmeksizin sadece Tanrı’ya adanmışlık olduğunu belirterek konuşmasını tamamladı. Programın sonunda Prof. Dr. Bircan’a katılım belgesi ve TYB yayınları takdim edildi. Ahmet Köseoğlu, Prof. Dr. Bilal Kuşpınar, Prof. Dr. Mustafa Acar ve Hasip Şenalp’in katılımıyla gerçekleşen takdim töreni, toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.